ULUABAT GÖLÜ

uluabat tepeden cekim

ULUABAT GÖLÜ
Gölyazı Köyü ve antik adı Apolyont olan Uluabat Gölü çoğu zaman sisler içerisindedir. Derinliği sadece iki metre olduğu için suyu genellikle bulanıktır. Yer yer sazlık kıyıları, ağ ören ve onaran kadınları, kıyıda bekleyen sandalları ile kara ortasında sahil köyü izlenimi veren Gölyazı gerçekten ilginç bir köy. Bir köprü ile karaya bağlanan küçücük adasının meydanında kahveler, cami ve öylece gölgede oturan insanlar göreceksiniz. Bununla yetinmeyin, otomobilden inip adanın etrafını dolaşın. Ara sokaklara girin. Adayı çeviren antik Lapedium kentinin kalesinin kısmen ayakta kalan surlarını izleyin. Antik kentin taşlarını bir bahçe duvarının parçası, bir evin temel taşı olarak göreceksiniz. Ova tarafında zeytin ve armut yetiştiren köylülerin asıl geliri gölden çıkan kerevit. Bir tür tatlı su ıstakozu olan kerevit ihraç ediliyor.
İstiklal savaşına kadar Rum köyü olan Gölyazı’nın şimdiki sakinlerinin çoğu mübadelede Selanik’ten gelmişler, balıkçılığı burada öğrenmişler. Gölde turna, biraz sazan çıkıyor. Köylülerin “Feki” dediği küçük bir balık türü en çok çıkanı. Köy yalnız balıkçılıkta değil, ticarette de ustalaşmış. Türkiye’nin dört bir yanından balık alıyorlar ve ihraç ediyorlar. Nahcıvan’dan bile balık geliyormuş. Ama bir zamanlar kerevitten sağladıkları iyi kazancı yitirmişler. Kerevit eskisi kadar bol değil. Sorarsanız herkes başka bir neden ileri sürüyor. Ama galiba hepsi birden etkili olmuş. Nilüfer Çayı Bursa’nın bütün pisliğini göle taşıyor, köyün lağımları da göle akıyor, fazla ve kötü avlanma da eklenince bugüne gelinmiş. Balıkçılar ise göçmen kuşların taşıdığı mantar hastalığını ileri sürüyorlar.
Köye girmeden sola girerseniz Apolyont lokantasını görürsünüz. Kerevit yemek isterseniz Haziran ayını beklemelisiniz. Köyün girişinde solda büyük bir kilise var. Çatısı, kapısı gitmiş ama duvarları olduğu gibi duruyor. Köye girişinize göre solunuzda kalan tepenin altında antik kent yattığını anlamak için uzman olmaya hiç gerek yok. Elinizle eşeleseniz koca bir kenti ortaya çıkaracağınızı hissediyorsunuz. Her yer kiremit kırıkları ile dolu, antik taşlar yandaki evin bahçesini çeviren taşların arasında görülüyor. Burada henüz kazı yapılmamış. Ama SİT alanı ilan edilmiş. Zaten köyün tümü koruma altında. Gerçekten de arada “çıkıntılık eden” bir kaç yapı olmasa köy bütünüyle geçmişten kalmış.
Köyün bir de yatırı var : Ali Dede. Ali dedenin kim olduğunu kimse bilmiyor, rivayet muhtelif.
ULAŞIM
Bursa’dan çıkıp Balıkesir-İzmir yolunun 35. kilometresindeki Gölyazı tabelasından sola dönüp, 5 km ilerlediğinizde Gölyazı Köyü’ne ulaşacaksınız.
Köye Bursa’dan otobüs var, dönüş için son otobüsü kaçırmamaya bakın, köy anayoldan içerde olduğu için taşıt bulmanız zor. YEME-İÇME
Apolyont Lokantası
Göl balıkları, mevsiminde ise kerevit yenebilir.
Balıkçıların mezat saatine rasgelirseniz, göl balıklarından satın alabilirsiniz.

0 Comments

Leave a Comment

Your email address will not be published.

Kiralık Villalarımız Hakkında Bilgi Almak için sizi Aramamızı İster misiniz ?