Regent’s Park

REGENT’S PARK, JOHN NASH’İN REGENT STREET’TE iNGİLİZ pitoreskine geri döndüğü yerdir. Barking Manastırı’ndan yaklaşık 200 hektarlık bir arazi VIII. Henry tarafından parkın kurulmasına ayrıldı. Bu alan önce Cromwell tarafindan satıldı, sonra II. Charles tarafından geri alındı ve kiralandı. Bu sözleşmeler 181l’de tahta geri döndü. Nash’in planladığı 56 köyden yalnızca sekizi kurulmuşsa da terasların hepsi inşa edilmişti.

Regent Park’da pek çok değişik öge bir aradadır. Parkın güneydoğu köşesinde l864′ de düzenlenen Victoria tarzındaki Avenue Bahçeleri’ ndeki bitkiler, bugün de ihtişamlarını korur. Broad Walk yolu at kestaneleri ile çevrili parkı boy­dan boya geçer. Parkta yaklaşık 6 bin ağaç bulunur.

BroadWalk yolunun yarısında göreceğiniz lnner Circle, parkın en özel ve gizemli bölümü olan Kraliçe Mary ‘ nin Gül Bahçesi’ni çevreler. V. George ve Kraliçe Mary’nin 1935′ te tahttan ayrılması şerefine yapılan bu alanda geometrik ve Alpin tarzı bahçelerle inanılmaz güzellikte bir gül bahçesi bulunur. Yaz boyunca 400 türde 30 binden fazla bitki çevreye güzel kokularını yayar. Regent’s Park Open-Air Theatre ela (Regent Park Açık hava Tiyatrosu) 1nner Circle içinde, Rose Garden Restaurant’ ın hemen yanında yer alır. Bu çemberin etrafında, su kuşları için bir cennet olan Regent Park Gölü’nde dola­şanlar açık havada çalan orkestra­nın müziği eşliğinde Decimus Burton tarafından planlanmış güzel bir villa olan Holme’n in hoş man­zarasının keyfini çıkarır. Çimenle­rin kuzeyinden gelen aslan kükre­yişleri l828’de açılan London Zoo ‘nun (Londra Hayvanat Bahçesi) habercisidir. Kanalın üzerindeki köprü, Primrose tepe­sine uzanır.

0 Comments

Leave a Comment

Your email address will not be published.

Kiralık Villalarımız Hakkında Bilgi Almak için sizi Aramamızı İster misiniz ?