Kudüs’ün Zorlukları

Karşılaştığım başka genç Kudüslüler gibi Koren çifti de ülkeye hâkim olan gergin havadan, durmadan nükseden çatışmalardan ve İsrail toplumunda sınıf atlama olanaklarının son derece kısıtlı olmasından dertliler.

Yosif, “Çok yakın bir zamana kadar Knesset’teki yaş ortalaması, kurulduğu günden beri her yıl bir yaş artıyordu” diye açıkladı bana.

Tüm bu olumsuzlukları katlanılabilir kılan tek şey, Kudüs’te oturmak. “Kudüs’te oturmasaydım, asla İsrail’de yaşamazdım” belki onlarca kez işittiğim bir yorum.

Toprağının çoğunu yeni bir mahalleye kaptırmış köylerden birini görmeye gittim. Günlerden cumaydı ve müezzin minareden salavat getiriyordu. Çevremde apartmanlardan oluşan bir kale duvarı, görüntüyü tamamen kapatıyordu.

“Yahudiler arılar gibi alt alta üst üste yaşıyorlar” dedi yaşlı bir adam. “Evlerinin hiç toprağı yok. Ama onların toprak konusundaki düşüncelerini değiştirmiş olabiliriz, çünkü durmadan bizimkileri ele geçirmeye çalışıyorlar.”

Yaşlı adam tepede kurulu birkaç müstakil evi işaret etti. “Yahudiler tarafından zapt edildi” dedi, Kudüs’te el konulan toprakları anlatmak için kullanılan genel deyimle.

“Oraya 1967’de geldiler ve evlerin sahiplerine şöyle söylediler: Buradan gidin! Bu araziye el konmuştur!

“Bir zamanlar burası yeşil tarlalar ve meyve bahçeleriyle kaplı, güçlü kuvvetli genç insanların yaşadığı yemyeşil, barış içinde bir vadiydi. Şimdi gençler burayı terk edip Ürdün’e ve Amerika’ya gidiyor. Köy artık Yahudiler için çalışan yaşlı insanlardan ibaret. Çok zor bir dönemde yaşıyoruz.”

0 Comments

Leave a Comment

Your email address will not be published.

Kiralık Villalarımız Hakkında Bilgi Almak için sizi Aramamızı İster misiniz ?